Siyah’tır Sayfalara Taşan, Sayfalardan

“Aklım firari bir kaçak benden kaçabilen bilinmezliklere doğru…Ya sırra kadem, ya sırrı çözen. Sonrasında ele alınmış bir kalem, ucunda bir renk, manaları işleyen sayfalara, manasızlıkta bile bir mana… Tüm renklerin varlığında ve tüm renklerin yokluğunda bile varolan, göremediğimiz zaman bile gördüğümüz tek renk, o rengin adı da siyah. Aklımla bir, aklımla bütün.”


Umutlar?

Hissizliğe kapılmış bir ruh, her şeyden uzaklaşmış, her şey ona engel, bedene hapis, bir yanı eksik ve eksik olan yanı bilinmez ruh eşi….
Umutlar karanlıkta yakılan bir ışık misali, umutlar ne kadar güçlü olursa olsun, tükenmeyen karanlıklar içinde tükenir umutlar…

Dünya döndükçe zaman geçtikçe ve umutlar tükendikçe…
Tükenen her şey karanlığa hapis ve karanlık meçhuliyete gebe…


Zamansız Gelen Hükmüm

Bir dünya üzerine bir düşünce düşüverince…
…ve bin kere düşününce o düşünce üzerine…
…ve sonuçsuz, sonucu sonsuz…
…ve çıkış noktası bir olan, geri dönüşü olasılıksız…
…ve dahası, bilmelisin de dahasını.
Zamansız gelen, ey hükmüm… Bilmelisin ki! işte tüm bunlar sadece seni düşününce oluveren cezam..