Saklı Gizem

Geçmişi peşine almış anım, geleceğe yol alırken, yolum üzerinde duran insanlardan engeller…
Gitmem ben bu yollardan kendime yol olurum dediğim zamanlar… ve o zamanlarda saklı yalnızlık dolu geçmişim. Bilir misin iç dünyamın semalarında siyaha boyanmış güneşini…? ve aydınlığın üzerine doğan o gizem,  iç dünyamın bilinen aydınlığını da gizeme dönüştüren koca siyah.

Manaya uzanan düşüncelerim boynuma dolanan… ve elimi kolumu bağlayan esaretim.
Lakin düşünmeme engel değil, çıldırmışlığa davetiye… Bin bir düşünce bazen bir olur güçlüce bazen hayalet misali siyahta gizlenen bir gölgece…

Bilir misin bunların tek sebebi ve tek çözümü anlam kattığım… ve sonuna varmak için uğraştığım, eksik parçam sende saklı olan… ve bilmem hangi manalarda mana, hangi siyahın altında gizli, hangi meçhuliyetimde saklı bir gerçek… ve hangi bensizlikte yaşayan hangi gerçeksin sen…

Bir bilsem seni, senden ötesini ve dahasını…
Ve bileceğim beni benden ötesini ve dahasını!


Karmaşık Duygularımın Eserleri

Son baharımın ilk günü cehennem ateşi, mevsimler yalancı..
İçimde yükselen pesimist duygularımın ateşinde yanan ruhum yaralı.
Karanlığa hapsolmuş bedenim oynuyor gölge adamı..
Oyun bozan ışıklara engelli gözlerimin hayat damarları. .
Tek doğrum var her şey yalan!! herkes yalancı!!



Karanlık bir köşede oturmuş senin hayalini kovalıyorum.
Dinlediğim hüzünlü parçalar karanlığın sesi gibiler.
Karanlık ağlıyor sanki.
Sana en yakın olduğumu hissettiğim an; karanlıkta bir başıma olduğum an oluyor.
Seni en iyi o an düşünebiliyor, hayal edebiliyor, yanımda olmadığın için üzülebiliyor ve seni o an çok sevdiğimi anlayabiliyorum.
Yani sevdiğim karanlıklarda seviyorum seni, senin yokluğunda..