Saklı Gizem

Geçmişi peşine almış anım, geleceğe yol alırken, yolum üzerinde duran insanlardan engeller…
Gitmem ben bu yollardan kendime yol olurum dediğim zamanlar… ve o zamanlarda saklı yalnızlık dolu geçmişim. Bilir misin iç dünyamın semalarında siyaha boyanmış güneşini…? ve aydınlığın üzerine doğan o gizem,  iç dünyamın bilinen aydınlığını da gizeme dönüştüren koca siyah.

Manaya uzanan düşüncelerim boynuma dolanan… ve elimi kolumu bağlayan esaretim.
Lakin düşünmeme engel değil, çıldırmışlığa davetiye… Bin bir düşünce bazen bir olur güçlüce bazen hayalet misali siyahta gizlenen bir gölgece…

Bilir misin bunların tek sebebi ve tek çözümü anlam kattığım… ve sonuna varmak için uğraştığım, eksik parçam sende saklı olan… ve bilmem hangi manalarda mana, hangi siyahın altında gizli, hangi meçhuliyetimde saklı bir gerçek… ve hangi bensizlikte yaşayan hangi gerçeksin sen…

Bir bilsem seni, senden ötesini ve dahasını…
Ve bileceğim beni benden ötesini ve dahasını!


Sonsuzluk

Dünyamın son buluşunu, bir var bir yok oluşunu,…
Bir ruhumun, sınırlı bir bedenden, sınırsız bir bedene doluşunu…
Hayatımın bir bir bitip bir sonsuzluk oluşunu…
Aklımdan geçen bir sona dair, sonsuzluğa kadar…
Son bir, son bir sonsuzdur, deyişimi…
Hayal edişimi…
Hayali sınırlarından kurtulup gerçek oluşunu…
Aslında zaten gerçek oluşunu farkedişimi…
Ve son yok deyişimi!! Sonsuzlukla işimi!!…
Bilişim!!!